Sevgililer Günü: Kısa Tarihi

Sevgililer Günü: Kısa Tarihi

Sevgililer Günü. İngilizce'deki karşılığı ile Valentine's Day.
Şekerin, çikolatanın, mektupların ve kırmızı güllerin günü.

Aslında aşkla, sevgiyle bağdaşmadan önce kökleri bambaşka bir yere dayanıyormuş. Antik Yunan'da Şubat'ın ortasında kutlanan Lupercalia adından bir festival varmış. Bu festivalin asıl amacı doğurganlığı, üretkenliği, bereketi kutlamakmış. Ancak Orta Çağ gelince, dönemin dini liderleri pagan kökenli bu festivali kaldırmaya karar vermişler ve yerine Aziz Valentine'ın bu günde kutlanmasına karar vermişler. Ancak bugün bile söz konusu Aziz Valentine'ın hangisi olduğu tam olarak bilinemiyor çünkü kaynaklarda maalesef birden fazla Aziz Valentine yer alıyor.

Ancak bu özel günü aşkla bağdaştıran efsaneye göre, 2. Cladius zamanında bekar erkeklerin daha başarılı askerler olacağı düşüncesiyle evlilik yasaklanmıştı. Fakat söz konusu Aziz Valentine, bu dönemde yasak olsa da birbirini sevenleri evlendirmeye devam ediyordu ve bir gün yakalanıp bu yüzden idam ile cezalandırılmıştı. Bu efsaneye dayanarak da, 5. yüzyıl civarında dönemin Papa'sı Gelasius bu yumuşak kalpli tatlı adamı anmak için 14 Şubat'ı Valentine'ın günü ilan etmiş. Yine de bu bayramın tamamen aşk ve sevgililik ile özdeşleşmesi 14. yüzyıla kadar sürmüş.

17. yüzyıldan itibaren artık oturmuş olan aşk konseptiyle birlikte, bu günde insanlar birbirine sevgililer günü kartları ve mektupları göndermeye başlamış. 1840 yılından itibaren bu kartlar toplu miktarda üretilmeye ve satılmaya başlamış. Hatta öyle ki Soğuk Savaş döneminde, askerlerin çantasında gelen kırtasiye setinin içinde mutlaka bir sevgililer günü kartı yer alırmış.

Şimdi baktığımızda ise Sevgililer Günü, yılbaşından sonra en ticari özel günlerden bir tanesi. ABD'de her sene 1 milyar adet sevgililer günü kartı gönderiliyor ve 25 milyondan fazla kalp şeklinde çikolata kutusu satılıyor. Son dönemde yapılan bir araştırmaya göre ise her sene 6 milyondan fazla çiftin sevgililer gününde evlilik teklifi alması ihtimali var.

Aşk Meleği Cupid:
Belki de önümüze çıkan her sevgililer günü resminde yer alan bir karakter Cupid. Hani şu küçük beyaz kanatları olan, tombul pembe yanaklı, elinde oku ve yayı olan, attığını vuran bebek. Ben küçükken özellikle çizgi filmlerde illa ki bir bölümde yer alırdı bu tatlı ufaklık. En önemli özelliği ise, okuyla vurduğu kişilerin ilk gördükleri kişiye delicesine aşık olmasıydı. Bu yüzden her yanlış ok ile ortalık birbirine girer, karmaşa ve komiklik su gibi giderdi.

Ama aslında bu melek, bir bebek karakteri halini almadan 3000 yıl kadar önce Yunan mitolojisindeki bir tanrıydı. Aşk Tanrısı Eros, Venüs'ün oğluydu ve o kadar yakışıklıydı ki onu gören herkes bayılacak gibi oluyordu. Bir efsaneye göre Eros kendi attığı ok ile vurulup, bir ölümlüye aşık olmuştu ve onunla birlikte olmak için her gün kimliği gizlemek zorundaydı. Rönesans döneminde ise sanatçılar bu efsanevi tanrıyı yavaş yavaş bir bebek olarak çizmeye başlamışlar fakat oku ve yayını elinden almamışlardı. 


Eros Aşk Tanrısı
Aztekler ve Çikolata Kavanozu
Retro Tebrik Kartı

Çikolata Denilen Tatlı Gerçeklik:
Çikolata bugünkü gibi tüketilmeden çok çok önce, Aztekler tarafından tüketiliyordu ve sandığımızın aksine katı olarak değil sıvı olarak. O dönemde İspanyol tüccarlar, karşılaştıkları Aztek hükümdarları tarafından sıvı bir çikolata servis edilerek ağırlanmışlar ve tabi ki bugüne kadar hiç böyle bir görmemiş oldukları için adeta büyülenmişlerdi. Efsaneye göre bu dönemin Aztek kralı Moctezuma, günde 50 fincan çikolata içiyordu! Öyle ki günümüze kalmış bazı çizimlerde, kralın çikolata dolu vazoya ellenmesini yasakladığı sahneler bile var. Sanki çikolata denilen bu vazgeçilmez tadın, bugün yine bu kadar vazgeçilmez olacağı o günlerden belliymiş ..

Sonrasında bu içeceği Avrupa'ya getiren İspanyollar, bir süre bunu bir sır olarak saklamaya çalışmış ancak içeceğin tadı o kadar güzelmiş ki pek de mümkün olmamış. Ardından 80 yıl kadar sonra, İngiltere'de içecek yapılmak üzere katı çikolata satılmaya başlanmış ve bu çikolata evleri tüm Avrupa'ya yayılmış. 1700'lü yıllardan itibaren ise yine İngilizler bu içeceği süt ile hazırlamaya başlamışlar.

Not: Tüm bunlardan sonra Sevgililer Günü'nün eski geleneklerini bir kenara bırakıp, bir klasikle bugünü kutlamak isterseniz buradan  Yatakta Kahvaltı yazıma gidebilirsiniz!