Sevgililer  için Film Önerileri

Sevgililer için Film Önerileri

Sevgililer Günü'nde dışarı çıkıp halka karışmayacağız, evde vakit geçireceğiz diyenler içinyapılabilecek pek çok farklı seçenek tabi ki mevcut. Ancak her ne kadar dışarı çıkmama kararını vermiş olsanız da, son bir karar daha sizi bekliyor. Evdeyken romantik bir şeyler mi yapacaksınız yoksa biraz daha her günkü gibi, sevdiğiniz normal halinizde mi vakit geçireceksiniz? Hangisini tercih ederseniz edin bugün özel bir gün ve önemli olan birlikte güzel vakit geçirmek. O yüzden buyrun seçeneklere efendim.

"Başımı Omzuna Dayamak İstiyorum" Filmleri:

Sideways (2004): İlişkiler zor, ilişkiler insanı hayata yakınlaştırıyor diyen bir film. Bitirdiğinizde şarap kültürüne hakim olabilir, ikinci bahara inanabilir ve bugüne kadar bir şişe şaraba verdiğiniz ortalama para miktarını, hayatınızın geri kalanında yükseltme kararı alabilirsiniz.

Midnight in Paris (2011): Bu film uyanmak istemeyeceğiniz bir rüya gibi. Bittiğinde neden gerçek evren bu film değil ve neden bu paralel ve çok daha kötü evrende yaşadığınızı şöyle bir sorgulayabilirsiniz. 

Before Sunrise (1995): Yüzyılın tüm sorunlarına ragmen, ilk görüşte aşk hakikaten var diyebilmek için ideal film. Aşka inancımızı tazeleyelim mi? Yalnız uyarmakta fayda var, devam filmlerini bu gece izlemeyin. Özellikle son film romantik bir akşamda izlemek için oldukça gerçekçi ilişki sorunlarını masaya yatıran biraz da depresif bir film.

Sleepless in Seattle (1993): 90’larda aşık olmak çok daha güzeldi diye düşünenler için, sevgililer gününe uygun bir nostalji filmi. Film başlamadan önce Micheal’dan Careless Whisper eşliğinde ısınabilirseniz, etkileri de mutlaka artacaktır!

A Single Man (2009): Yönetmeninin “orta yaş bunalımımın ekrana yansımış hali” olarak tanımladığı bu film, sevdiğini kaybettikten sonrası üzerine. Diğer filmlere göre biraz daha karanlık bir öneri olmakla birlikte, özel günlerde derin konular üstüne fikirlerini paylaşmayı seven çiftler için ideal olabilir.

"Çok Romantik Filmler İzlemeyelim" Filmleri:

As Good As It Gets (1997): Boynunda mini zili olan, mini mini bir köpeğin her derde deva olabileceğinin müthiş kanıtı olan film. Hayatında her şeyi takıntı haline getirmiş bir adam, hiç istemediği sosyal yakınlaşmaların içerisinde kalır ve daha iyi bir adam olmak istemesini sağlayacak dobra bir kadınla tanışır.

Amelie (2001): Öncelikle “Müzikler!” demek istiyorum izninizle. Bu filmin müzikleri, bırakın filmi güzelleştirmeyi, hayatı algılama şeklimizi bile değiştiriyor! Kendinizi zaman zaman hayata ve yüzyıla ait hissetmiyorsanız, kalbinize çok iyi gelecek bir film.  

Intouchables (2011): Tüm iç organlarınızı yüksek kalite bir polar battaniyeye sarmışsınız gibi sıcacık hissetmenize yol açacak, dünya tatlısı bir film. Aynı zamanda sevginin başka formları olduğunu hatırlamak için sevgililer gününden daha iyi bir gün düşünülemez bence.

Lobster (2015): Çift olmanın ne demek olduğu üzerine enteresan bir düşünme sürecine girmek için mükemmel film! Toplumda çift olarak nerede durduğunuzu, ne yöne gittiğinizi fark etmek ve oldukça orjinal bir senaryo izlemek için müthiş bir şans.


BonusUp (2009)
İlk 10 dakikasında önce birlikte ağlayıp, ardından filmi durdurup birbirinize sarılmanızı sağlayacak, “güya" çocuklar için yapılmış bir film. Sonrasını izlemeye ne hacet, oradan sonra kendine gelebilen görmedik henüz.